Chalk Paint ile Bir Dönüşüm Hikayesi

Chalk Paint ile Bir Dönüşüm Hikayesi

Hayatta bazı zamanlar vardır; insanın ferahlamak için kendine bir çıkış yolu aradığı zamanlar... İşte o anlardan birinde kesişti Sedef Sanat ve Chalk Paint ile yolum. Herhangi bir boyama tekniği üzerine, hele ki ahşap boyama üzerine hiçbir deneyimim yoktu. Annemin arkadaşlarının bazen evimize hediye olarak getirdiği son derece şık ahşap tepsilere aşinaydım sadece ve ahşap boyamayı da bundan ibaret sanıyordum. Belki birkaç da süslü fotoğraf çerçevesi ve bir iki de sehpa boyuyorlardır diyordum kendimce. Oysa Sedef Sanat sayesinde tanıştığım bu yeni hobi ve Annie Sloan’ın dünyamıza hediyesi olan Chalk Paint; önce evimde sonra da iç dünyamda pek çok şeyi değiştirecek, yenileyecek ve şefkatle dönüştürecekti. İşte size ilk ağızdan bir dönüşüm hikayesi :) 

Chalk Paint Sedef Sanat Atölye Kapısı

Atölye ile Tanışma

Sedef Sanat’ın o şahane bahçesine adım atarken oldukça tedirgindim aslında. Zira oldum olası kendimi, el işleri ve bunun türevi sanat dallarında beceriksiz biri olarak görürdüm. Bu nedenle bir akrabamızın bana iyi geleceğini düşünerek bulduğu bu mobilya boyama atölyesi, benim için gerçekten iyi bir fikir miydi şüpheliydim. Yine de söz ağızdan bir kere çıkardı ve ‘en azından deneyeceğim’ diyerek kucağımda annemin eski zigon sehpalarıyla Sedef Hoca’nın kocaman tebessümüne çekingen, ama ümitli bir ‘merhaba’ ile karşılık verdim.

Daha önce kurs almak için herhangi bir sanat atölyesine gitmemiştim, o yüzden neyle karşılaşacağımı hiç bilmiyordum. Merakla atölyeye girdim ve ilk hissim, yoğun bir huzur ve samimiyet oldu. Atölyenin her yeri, Chalk Paint ile boyanmış birbirinden güzel sehpalar, dolaplar, sandalyeler, kapılar, raflar, çerçeveler ve dikkatli baktıkça fark ettiğim daha birçok çeşitte ürünle doluydu.

Chalk Paint Sedef Sanat Ahşap Boyama Bank

Bir boyanın bu kadar çok uygulama alanı olabileceğini hiç tahmin etmemiştim. Yani ahşap boyama deyince ilk akla gelen sehpa, dolap gibi ahşap ürünler tamam da koltuk, perde ve tava da neyin nesiydi?

Sedef Hoca, yüzümdeki şaşkınlığı anlamış olacak ki ‘Bir kahve içer miyiz?’ diyerek beni bu yeni dünyaya buyur etti. Kahvelerimizi içerken bana hem atölyenin hem de bu büyülü boyanın hikayesini anlattı.

Chalk Paint Sedef Sanat Tava Pirinç Dekopaj Örnek Çalışma

Nedir Bu Chalk Paint?

Efendim benim de sonradan öğrendiğim üzere Chalk Paint, 1990 yılında İngiltere’de Annie Sloan tarafından keşfedilen bir çeşit mucize boya. Mucize deyip de abarttığımı düşünmeyin, çünkü uygulama kolaylığı ve çeşitliliği ile gerçekten diğer hiçbir alternatifine benzemiyor.

Sedef Hoca, Chalk Paint’in sadece ahşaba değil, aynı zamanda kumaşa, duvara, plastiğe, demire ve daha birçok yüzeye de rahatlıkla uygulanabileceğini söylediğinde oldukça şaşırmış ve inanmayan gözlerle bakmıştım kendisine. Ama hakikaten de bu boya sınır tanımıyordu. Uygulandığı yüzeye kolayca tutunuyor ve hızla kuruyordu. Üstelik diğer boyalardan farklı olarak cilalı yüzeylere direk uygulanabiliyordu, öncesinde boyanacak yüzeyi zımparalamak gerekmiyordu. İçerisine ihtiyaç halinde biraz su katmak yeterliydi. Başka herhangi bir ürünle karıştırmaya gerek yoktu.

Chalk Paint Sedef Sanat Ahşap Boyama Mobilya Yenileme Tasarım Abajur
Boyanın su bazlı olduğunu duyunca içime bir kurt düştü. Ya sehpanın üzerine bir şey dökülürse ve temizlerken boyası silinirse? Sedef Hoca, boyama ve eskitme gibi işlemler bittikten sonra boyanın wax denilen bir maddeyle koruma altına alındığından bahsetti. Zamanla iyice katılaşan bu malzeme, boyayı sabitliyor ve suya karşı dayanıklı olmasını sağlıyordu.

‘Peki neden chalk paint, boyanın içinde tebeşir mi var?’ diye sorduğumda Sedef Hoca, bu soruyu sıkça duyuyor olacak ki gülümseyerek boyanın aslında tebeşirle herhangi bir ilgisi olmadığını anlattı. Annie Sloan bu boyayı ilk keşfettiğinde, yüzeyin kendisine verdiği hissi tebeşire benzetmiş ve bu nedenle marka ismi olarak Chalk Paint’i seçmiş. Yani Chalk Paint bir boya türü değil, marka adıydı. Ancak tüm dünyada bu boyanın muadilleri üretilmeye çalışıldığından bazen internetteki aramalarda Chalk Paint, bir boya gibi algılanabiliyordu. Özetle bu durum, bu denemeleri yapanların ürünlerine chalk paint demeleri nedeniyle oluşan bir yanılgıydı.

Şimdi Yenilenme Zamanı!

Sohbetimiz devam ederken Sedef Hoca, beni Sedef Sanat’a getiren sebebi sordu. Uzun zamandır salonumun renklerine ve tarzına uyacak bir sehpa takımı aradığımı anlattım. Ancak bulduğum ürünler ya benim stilime çok uzak ya da çok pahalıydı. Annem bana idareten kahverengi ve çeşitli yerlerinden yıpranmış olan eski zigon sehpa takımını vermişti. Kullanıyordum kullanmasına ama pek de severek değil. Onları yenilemek, bunu yaparken de hem annemin anılarını korumak hem de kendi edineceğim yeni anılar için güzel bir alan yaratmak istiyordum.

Sedef Hoca insanın içini açan o sevecen tavrıyla ayağa kalktı ve ‘Hadi o zaman başlayalım!’ diyerek çalışma masamızın üzerine ilk kurbanım olacak olan ufak zigon sehpayı koydu. Çoğunlukla mat renklerden oluşan renk kartelasını getirdi ve ‘Şimdi söyle bakalım, senin hayalindeki stil nedir?’ diye o en kritik soruyu sordu.

Ne istemediğimi anlatmaya o kadar alışmıştım ki istediğin nedir dendiğinde afalladım ve hayalimdekini kolayca tarif edemedim. Tek yapabildiğim, salonumun renklerinden bahsetmek ve eskitmeden hoşlanmadığımı söylemek oldu. Sonra atölyedeki eskitme örneklerine gözüm takıldı ve aslında güzel de gözüküyor diye mırıldandım. Önyargılı olmamak daha mı iyiydi acaba?

Sedef Hoca ‘Karar tamamen sana ait’ diyerek kullanılabilecek renklerden ve aklındaki tasarımdan bahsetti. Bir tarafım kendi tarzımdan kopmak istemiyor, diğer tarafım ise yeni bir şeyler denemek istiyordu. Sonuçta ikisini harmanlayan bir tasarımı seçmeye karar verdim.

Chalk Paint Sedef Sanat Ahşap Boyama Mobilya Yenileme Atölyesi

Sehpanın tabla ve ayak kısımlarında kullanacağımız renklerde anlaştıktan sonra seçtiğimiz boyaları, kullanacağımız fırça, wax vb. ekipmanı masanın üzerine yerleştirdik.

İlk Fırça Darbeleri

Sedef Hoca, sonradan müdavimi olacağım ve bana göre Annie Sloan’ın en güzel mavi tonlarından biri olan Giverny isimli rengin kutusunu dikkatle açtı. Boyayı tahta uzun bir çubuk yardımıyla bir süre karıştırdı, sonra eline küçük bir su püskürtücü fısfıs aldı. Boyada ideal homojenliği ve akışkanlığı sağlamamız için boyaya bir miktar su eklememiz gerektiğini anlattı. Boya kutusunun içine bir iki defa su püskürtüp istediği hali alana kadar birkaç kez karıştırdı ve bana ulaştığı sonucu gösterdi.

Sırada boyama fırçaları vardı. Annie Sloan sadece şahane bir boya üretmekle kalmamış, bu boyayı en iyi şekilde uygulamayı sağlayacak boya fırçaları, ilham veren desen kalıpları ve eskitme efekti veren wax çeşitleri gibi yardımcı ürünler de geliştirmişti.

Sedef Hoca, kullanacağımız fırçanın özellikleri hakkında beni kısaca bilgilendirdikten sonra fırçayı nasıl tutmam gerektiğini gösterdi. O muhteşem rengin içine, fırçanın ucunu bir miktar daldırdı ve bana örnek olması için zigon sehpaya ilk fırça darbelerini vurdu. Hemen ardından ‘Evet, şimdi sıra sende’ diyerek fırçayı bana uzattı.

Heyecanlı bir şekilde fırçayı elime alıp sehpa üzerinde gezdirmeye başladım. ‘Oluyor mu?’ diye ürkek bir ilkokul çocuğu edasıyla sordum. Sedef Hoca, ‘Tabi ki oluyor, haydi devam et’ diye beni yüreklendirdi. Gerçekten bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim. Boya, inanılmaz bir kapatıcılığa sahipti ve üzeri cilayla kaplı olmasına rağmen ahşaba kolayca tutunuyordu. Kısa sürede tablanın tamamını boyamıştım.

Chalk Paint’te Sınır Yok

Durup sehpanın yüzeyine baktım. Sedef Hoca aklımdan geçenleri anlamışçasına ‘Haydi sor’ dedi gülümseyerek. ‘Evet güzel oldu, ama acaba biraz renk geçişi olsa daha mı iyi olurdu diye düşünüyorum. Boyanın üzerinden yeniden geçmek mümkün mü ya da başka bir renkle karıştırıp bir geçiş yaratmak?’ diye sordum.

Sedef Hoca ‘İstediğin her şeyi yapabiliriz, Chalk Paint’te sınır yok. Tek sınır, senin hayal gücün’ diyerek tekrar boyaların olduğu odaya gitti. Elinde Old White isimli bir boyayla geri döndü. Mavi boya kurumadan bazı yerlerin üzerinden Old White’la geçerek güzel bir geçiş efekti yarattık. Bu anlık yaratım, beni oldukça keyiflendirmişti. O çekingen çocuk tarafım, yavaş yavaş kabuğunu kırıyor gibiydi.

‘Acaba diyorum sehpanın ayakları için seçtiğimiz Paris Grey’i de mi kullansak tabla üzerinde?’ diye sordum meraklı bakışlarla. Sedef Hoca ‘Neden olmasın’ dedi keyifle. Sanırım bendeki değişimden o da memnundu. 

Chalk Paint Sedef Sanat Boya Fırça

Cesur Ol, Kendine Güven!

Tabladan sonra sehpanın ayak kısımlarını boyamaya geçtim. Kimi zaman boyayı olması gerekenden daha fazla alıyordum fırçaya ya da daha önce boyadığım yerlere temas ettiriyordum istemeden. Bu gibi anlarda biraz panikliyordum ama Sedef Hoca hemen devreye giriyor ve gereken düzeltmeyi yapıyordu. Nerede hata yaptığımı şefkatli bir şekilde açıklıyor ve moralimin bozulmasına asla izin vermiyordu.

Mobilya boyama atölyesi bir çeşit terapiye dönmüştü benim için. Sanki sadece sehpa boyamıyordum da kendi solan renklerimi yeniliyordum. Atölye başlayalı 3 saate yaklaşıyordu ama ben en ufak yorgunluk hissetmiyordum.

Boyalar tamamen kuruduktan sonra Sedef Hoca ‘Gayet güzel oldu, ellerine sağlık’ diyerek sona yaklaştığımızın sinyalini verdi. Daha doğrusu ben öyle sanıyordum. Oysa cevabı, benim için yeni bir açılım anlamına gelen bir soru sormak üzereydi.

‘Sehpalar bu haliyle çok güzel oldu, dilersen burada bitirebiliriz. Ama istersen üzerlerinde son bir uygulama daha yapmamız mümkün; biraz eskitmeye ne dersin?’ diyerek en başta sevmediğimi söylediğim o tekniği denemeyi öneriyordu bana.

Daha önce hiç mobilya boyamamış olan ben, ahşap boyamayı beceremeyeceğimi düşünerek bu atölyeye gelmiştim ve saatlerdir büyük bir keyifle sehpa boyuyordum. Bu benim için sürpriz bir deneyim olmuştu. ‘Eskitmeden hoşlanmadığını söyleyen Ebru, belki bugün bir şey daha keşfedecek’ diye geçirdim içimden ve ‘Tamam hadi yapalım’ dedim.

chalk-paint-sedef-sanat-ahsap-boyama-yaldizli-eskitme

Sedef Hoca çekmeceden bir zımpara kâğıdı çıkardı ve sehpanın ayaklarından biri üzerinde eskitme efekti verecek şekilde örnek bir uygulama yaptı. Sanırım yüzümdeki ifade biraz dalgalanmış olacak ki hafif duraksayarak ‘Noldu?’ diye sordu.

‘Yani hocam, biliyorum tamam dedim ama kaç saattir dikkatle boyadığım alanları bozmak gibi geliyor bana bu eskitme işi’ diyerek endişemi açıkladım.

‘Haklı olabilirsin, ama sonucu görmeden karar verme bence’ diye yanıtladı. Durdum ve sözünü dinlemeye karar verdim. Her iki sehpanın da önce ayaklarını, sonra yan yüzeylerini ve en sonunda da tablasını eskitmeye başladım.

Elimde zımpara kağıdıyla sehpanın etrafında dönüyor, eskittiğim alanlara bakıp tasarımın nasıl gittiğini inceliyor ve buna göre başka bölümleri de eskitip eskitmeyeceğime karar veriyordum.

Başlarda tereddüt etmiş ve yaptıklarımla ilgili Sedef Hoca’dan onay alma ihtiyacı hissetmiştim eskitmenin makul oranını anlamak için. Ama Sedef Hoca, ‘Çok iyi gidiyorsun. Cesur ol, kendine güven’ dedikçe endişelerim, yerini cesarete bırakmıştı. Artık ona sormadan kendi hislerimi takip ediyor ve bugüne kadar içimde bir yerlerde saklı durduğunu anladığım yaratıcılığın tadını çıkarıyordum. 

Değişime Yer Açmak

Zımpara işini sonunda bitirdiğimde durup ilk eserlerime baktım. Şaşırtıcı biçimde sehpaların eskitilmiş halini, ilk boyandıkları hallerinden çok daha fazla sevmiştim. Kalbim neşeyle doldu. Yüzümde değişime evet demiş olmanın gururuyla Sedef Hoca’ya döndüm ve ‘Sizce nasıl oldu?’ diye sordum. ‘Şahane! Çok beğendim’ diye yanıtladı büyük bir tebessümle.

Geriye son bir işlem kalmıştı. Boyayı korumak için sehpaları wax’lamak. Sedef Hoca, ilk bakışta tıraş fırçasına benzettiğim bir fırça alarak wax sürme işini nasıl yapacağımı gösterdi. Elimde wax fırçası yoksa, eskimiş ve havı gitmiş pamuklu bir bez parçasının da bu işlem için gayet uygun olacağını söyledi.

Sehpaların tüm boyalı kısımları üzerinden kremsi yapıdaki Clear Wax’la tekrar geçtim. Renk değişimi bir an için beni düşündürmüş olsa da wax’ladıktan sonra sehpalar, daha bir güzel gözüktü gözüme. Mevcut renge hoş bir canlılık veriyordu bu malzeme.

Chalk Paint Ahşap Boyama Sedef Sanat Mobilya Yenileme Atölyesi

Wax’lamayı bitirdim ve böylece atölyeyi de tamamlamış olduk. İlk Chalk Paint eserlerim, artık eve gitmeye hazırdı. Hava yenice kararmaya başlıyordu, benim içimse ışıl ışıldı. ‘Buraya gelmekle kesinlikle çok doğru bir karar vermişim!’ diye düşündüm.

Nasılsa beceremem ama en azından bir deneyeyim de akrabamın kurs bulma çabasına ayıp olmasın diyerek katıldığım bu workshop, bana bambaşka bir kapıyı aralamıştı. Kendimle ve zevklerimle ilgili yeni bir kapıyı...

İçinde huzur bulduğum bir atölyeyle, öğrencisini yüreklendiren, sabır ve şefkatle bilgisini aktaran sevecen bir hocayla tanışmıştım. Öğretme tarzı o kadar güzeldi ki… Belki de bu yüzden zaman kavramını kaybettiğim saatler geçirmiştim burada.

Sehpaları boyarken mükemmel olmak yerine, keyif almaya odaklanmıştım. Bu da kendiliğinden içimdeki en iyiye ulaşmamı sağlamıştı. Bu yepyeni bir yoldu benim için. Bana büyük bir güven, özgürlük ve tatmin hissi veren bir yol... Kendine izin vermenin, ne kadar tılsımlı olduğunu keşfediyordum böylelikle. Uzaklarda aradığım hayalci, aslında çok yakınımdaydı. Sadece doğru bakmaya ihtiyacım vardı. Sedef Hoca, bunu anlamamı sağlamıştı.

Ahşap Boyama Chalk Paint Sedef Sanat Mobilya Yenileme Atölyesi

Kursa katılmadan önce sıkça duyduğum ‘Atma, yenile!’ sloganları geldi aklıma bir an. Artık farklı bir anlamı vardı bu cümlelerin benim için. Eskiden kurtulmak yerine dönüştürmeyi mümkün kılan bu yolun, aslında sadece eşyayı değil, boyayanı da tazelediğini birebir deneyimlemiştim. Zihnimdekileri kapının dışında bırakmak ve sadece kalbimden geçenlerle ilgilenmek beni hafifletmişti. Bir çeşit meditasyon gibiydi bu. Renklerle istediğim gibi oynayabildiğim, yaratıcılığımı dilediğim gibi sergilediğim yeni bir alana sahiptim bundan böyle.

Sedef Hoca’yla vedalaşırken kucağımda yenilenen zigon sehpalar, aklımda başka neyi boyasam düşüncesi ve içimde çabasız bir neşe vardı. Gökyüzüne baktım, bulutlar sakindi. O an sanki hayatla aynı hızda akıyordum. Tüm hücrelerimle gülümsedim ve bu değişime şükrettim :)

Yorum gönder

Konu hakkındaki fikirlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.
E-mail adresinizi spam için kullanmayız ve sitemizde göstermeyiz.

* Zorunlu alanlar